23 Mayıs 2013 Perşembe

dondurmacılık oynayalım mı?

Isınan havalarla birlikte artan dondurma yeme isteği aklıma çok önemli bir şey getirdi! Benim dondurma kasem yoktu alırım alırım alıyorum tamam bu değil, bu değil bu da değil derken geçen yazı atlattım. Yazın hemen hemen her akşam yenilen, misafire en güzel ikramlardan olan, kimsenin kolay kolay hayır demeyeceği dondurma için hazırlığımı yapmalıydım. Tantitoni' nin online satış sitesine bir bakayım dedim...İşte yeni oyuncaklarım...


Dondurma kaselerinin içinden gözüme bunları kestirdim, bir de bunların külah şeklinde olanları vardı ama şuan satışta yok. Satışta olan külah şeklindekilerin de üzerinde bu "çikolata sosu akıyormuş" efekti yok ve  yaklaşık 2 katı fiyatı. Kaselerime karar verdim. Rengarenk dondurma kaşıklarını es geçemezdim...


Her ikisinin de adet fiyatı 6 TL, Tantitoni' de şuan 3 ürüne %33 indirim kampanyası var. 50 TL üstü alışverişlere de Fairy bulaşık deterjanı hediye:))

Yaşadığım yerde Paşabahçe yok, gittiğim yerlerde de hiç denk gelemedim, online satışı da yok, neyse ki Tantitoni de silikon kapaklardan yapmış da eksik kalmadım çok şükür:P


Ben pembesini daha açık renk diye düşünerek pembe sipariş vermiştim ama o açık renk olan pembenin adı sitede lilaymış meğer gelince anladım. Mavi olan eşime (!) erkek işi olanı yok mu dedi bu var dedim sonuçta mavi yani...pembe fiyonklu olan benim onsuz asla yatamadığım başucu suyum için, diğer cupcakeli pembe de benim o da büro için...


Öyle işte dün bu rengarenk kargom gelince mutlu oldum ben paylaşayım dedim:))

Hoşçakalın;)

18 Mayıs 2013 Cumartesi

bir düğün,bir ikea,bir kahvaltı

Üniversite yıllarının yediği içtiği ayrı gitmeyen, o yıllardan hatırlanan yaşanmışlığa dair ne varsa içinde hep birlikte olan,  beni konuk ev arkadaşı olarak haftanın en az 3 günü kabul eden, şimdi hepimiz apayrı şehirlerde de olsak aralarına hiçbir zaman en ufak mesafe girmeyen, en yakın 4 kız arkadaş arasında ilk evlenen bendim. Hiç beklemediğimiz şekilde ikinciliği Eliffer kaptı. Kendisi zaten bir içim sudur! Düğününde, gelinliğin içinde tarif edemeyeceğim kadar güzeldi, keşke yüzünü kapatmak zorunda kalmasaydım...

 

Düğün hepimizin biraraya gelmesi için çok iyi bir fırsat oldu, hepimiz Ankara'da toplandık.


Merak edenler olursa elbisem Miss İpekyol, çantam ve küpeler Forewer New. Ankara'da daha önce kuaföre gitmemiştim. Saçımı kuzenimin gittiği kuaförlerden biri olan, Atakule'nin karşısında Bora Işık kuaföre yaptırdım, makyajımı kendim yaptım. Ortadaki arkadaşımın elbisesi Mango, en sağdaki siyah elbise ise Roman'dan. Tabi gelini söylemeden olmaz onun da gelinliği Pronovias. Saç-makyaj ise Ankamall'de Vassago'da yapıldı. Pişti oluruz korkusuyla facebookta grup bile kurduk, herkes elbisesini gösterdi :))

Ertesi gün Ankara'ya gitmişken İkea'ya uğramadan olmazdı. Zaten ne zamandır zor tutuyordum kendimi nasılsa düğün için gidilecek o zaman yaparım alışveriş kargo ücreti ödemeye ne gerek var diye:))




Tüm planladıklarımı aldım ama eve gelince hiç birşey almamışım keşke biraz daha alsaymışım dedim. Bu durumu yaşayan bi tek ben değilimdir heralde??? O yüzden yetkililere sesleniyorum neden hala Antalya' da bir İKEA yok neden!

Ankara'dan sonra Eskişehir'e geçip sadece 1 gün de olsa ailemle görüşüp evimize geri döndük. Haftasonu da yeni aldığım ikea cicilerimi ve annemin diktiği yeni masaörtümü kullanmak için kahvaltıyı fırsat bildim.

Ben aslında o kadar da çok fotoğraf çekmiyorum :( Fotoğraf çekmemden sıkılmış bıkmış kocamın surat ifadesinin kusuruna bakmayın!
hoşçakalın;)