28 Eylül 2012 Cuma

Mutfaktan Bildiriyorum -2-

      2 kişilik yemek yapmak çok zor gelmedi bana ama ekmekleri bayatlatmamak için çözüm bulmaya çalışırken ortaya güzel şeyler çıktı:) Öncelikle eğer benim gibi 1 gün beklemiş ekmek sevmeyen bir kocanız varsa taze ekmekten artanı hemen poşetleyip derindondurucuya koyabilirsiniz, derindondurucudan çıkardığınız ekmek buzu çözüldüğünde aynen eski taze yumuşacık haline geri dönecektir. Ben ekmekleri hiç dışarıda bekletmiyorum, hemen derindondurucuya;) Buzu çözmek için de ister mikrodalga kullanın, ister dışarıda bırakın kendiliğinden çözülsün...

Geçen hafta kahvaltıda canım farklı birşeyler yapmak istedi, dolaptaki dilimlenmiş bekleyen ekmeklere sarıldım, bayat değillerdi ama bayat ekmekleri değerlendirmek için çok lezzetli bir fikir aklınızda bulunsun!

Kahvaltılık domatesli kaşarlı ekmek

İhtiyacımız olanlar;
- ekmek dilimleri
- halka doğranmış domates
- zeytinyağı
- rendelenmiş sarımsak
- dilimlenmiş kaşar peyniri
- karabiber,kırmızı toz yada pulbiber,kekik,tuz



Öncelikle yağlı kağıdı fırın tepsisine seriyoruz. Tepsiye ekmeklerimizi diziyoruz. Ekmek dilimlerinizin sayısına göre göz kararı zeytinyağının içine rendelenmiş sarımsağı,karabiber,kırmızı biber,kekik ve tuzu karıştırıyoruz. Bu sosu fırça yardımıyla ekmeklerin üzerine heryerine değecek şekilde sürüyoruz.

 

Halka doğranmış domatesleri ekmeklerin üzerine yerleştiriyoruz. İsteğe göre tuz serpiştirebilirsiniz.


Domateslerin üzerine kaşar peynirlerini kapatıp birer tutam kekik serpiştiriyoruz.

200 derece civarında ısıtılmış fırında kaşar peynirler eriyip hafif kızarana dek pişiriyoruz.



Sonra daaaa sıcacık ekmek dilimlerinizi damağınızı yaka yaka yemeye çalışıyorsunuz:) çok sıcak olduğundan dikkat etmekte fayda var hem kaşar hem domates çabuk soğumuyor dilinize damağınıza yapışacak kıvamda oluyor:)


Biraz çıtır oluyorlar ama parmakları yemek garanti! deneyin derim;)


17 Eylül 2012 Pazartesi

Kitap K(y)urdu!

İlkokul 2. sınıftayken Eskişehir'in yerel bir televizyon kanalında,  "Kitap Kurdu" diye çocuk programında tamamen şanseseri spikerlik yapma şansı yakalamıştım. Benden biraz daha büyük Burcu Abla'yla birlikte 1 yıla yakın çocuk haberleri sundum, yarışmalar düzenledik, kendimizce çocuk konuklar ağırladık falan herşey güzel de ben programın anlamını çok üzün bir süre idrak edememişim. "Kitab"ı özne "kurdu"yu da kurmak fiilinden yüklem yap al sana nasıl alakasız bir cümle:D Meğer o çok okuyan, kitapları adeta yiyip bitiren bildiğimiz kitap kurduymuş iyi mi:P

Tam anlamıyla bir kitap kurdu olamadım. Çok okuyup yiyip bitiremiyorum doğruyu söyleyeyim ama akmasa da damlıyor napalım:)

Azönce yeni kitaplarımız geldi...

 

 kitapyurdu.com' a özenli paketi, uygun fiyatları ve kampanyaları için teşekkürler!


 

 Ben şu sıralar sıkça rastladığım "Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer"i okuyacağım, eşim de "İsim-Şehir-Bitki"yi okuyacak sonra da değişiriz :)...


Haftasonu gezerken kitapçıdan almaktan son anda vazgeçtim, internetten sipariş veririm dedim iyi ki öyle yapmışım. Üstelik benim seçtiğim kitapta ücretsiz kargo kampanyası olduğundan bu 2 kitap için kargo ücreti ödemedim...

Yüksek lisans kayıt tarihimi unuttuğum için kendimi tebrik ediyorum ordan yaptığım azıcık tasarrufla geç kayıt cezamı öderim artık:D

görüşmek üzere;)

13 Eylül 2012 Perşembe

bu piyaz başka piyaz!

Yaz sonu sıkıştırılmış düğün sezonu oldu, her perşembe bir kına gecesi her cumartesi bir düğün derken yaz nasıl geçiyor anlayamıyorum.Gelinlikler,düğünler,kınalar,davetiyelerle ilgili paylaşımlarım olacak tabi biriktirdim ama fırsat bulamadım! Pazar günleri denize gideriz diyorduk ama ne mümkün bu yorgunluklarla öğlene doğru uyanabiliyorum:)) bu hafta gidilecek, sonbahar geldi yahu yaz bitiyor!

Son günlerde evde yemek yapıp yiyecek zaman bile bulamadık, mutfağımı özledim:P kek-kurabiye yapma hevesim var ama evde 2 kişi olup yiyecek bir tek ben olunca yapasım da gelmiyor!

Dün işimizi bitirip eve dönerken ne yesek diye düşünürken, buraya kadar gelmişiz uğramasak olmaz diyerek soluğu "Aslım Şimşek Köfte Salonu'nda aldık:)) Antalyalılar burayı adı gibi biliyordur eminim. Antalya'nın çıkışında,havaalanını geçtikten sonra Mersin-Antalya yolu üzerinde bulunan Aksu ilçesi köfte-piyazıyla meşhurmuş, yanyana pek çok köfte-piyaz lokantası var sanırım hepsinin adında "şimşek" geçiyor:)) Yollara atılmış masalar misafirlerinin ne denli çok olduğu hakkında bir fikir vermeye yetiyor:)) Hemen arabanızı koymanız için yerler gösteriliyor, oturduğunuz an servis açılıyor, salata-su-ekmek-tatlı geliyor, ardından can alıcı kısmı! köfte ve piyaz:))  Eskişehir'de köftenin yanında piyaz soğandır, öldürülmüş pulbiberle harmanlanmış soğan...Fasulyeyle yapılanı da tahinli olmaz yine soğanlı olur:) Ben  ilk defa Aksu'da yedim tahinli piyazı.

 

İçerisinde gördüğünüz gibi haşlanmış fasulye, domates, haşlanmış yumurta, maydonoz var, işin sırrı sosunda:) Sosu da muhtemelen ana maddesi tahin olan zeytinyağlı,limonlu,sirkeli bir sos? bilemiyorum...İçinde ne vardır bilemiyorum ama lezzeti garanti!


Eminim yolunuz bir şekilde Antalya'ya düşer, denemenizi şiddetle tavsiye ederim:)

Isırılıp sonra fotoğrafı çekilmiş olan herşey için özür dilerim dayanamadım:D


bildiğiniz kadayıf tatlısı efendim ama niyeyse burdakini ayrı bir seviyorum, hatta dün getirdiklerini değiştirmelerini rica ettim 'daha çok kızarmış' olanıyla:) herşeyin kıyısını, köşesini,kızarmışını severim...Biz de böyle kıyı-köşe sevenlere 'uzağa gelin gider' derler valla doğruymuş:))

Gelin, görün, deneyin, karar verin;)

5 Eylül 2012 Çarşamba

mutfaktan bildiriyorum -1-

Aslında Ebru Akel'in düğününden bahsetmek istemiştim, çok beğenirim kendisini ama 10 şehit varken elim hiç gitmedi yazamadım.

Bundan sonra mutfaktan sık sık haberler vereceğimi düşündüğümden "mutfaktan bildiriyorum"un ilk bölümüyle karşınızdayım:)) benim gibi azıcık tecrübeyle ne pişirsek,ne yesek,pratik olsa hem de lezzetli olsa diye düşünen arkadaşlarıma bir faydam dokunur belki.

Evlendikten sonra en çok yaptığım yemek kremalı mantarlı tavuk oldu, eşimin favorisi:)) geçen hafta bir kısmını kremalı tavuk için kullandığım mantarların bir kısmını kavurup buzdolabına koymuştum, nerdeyse 1 haftadır evde yemek yiyemedik, daha fazla bekletmemek için dün akşam da sebzeli mantarlı tavuk yapacağım kesindi. yanına da birşeyler düşünmeliydi, pilav çok cazip değildi. İşten ayrılmadan 10-15 dk önce gözüme "akordeon patates" çarpmıştı çok güzel görünüyordu ve yapımı çok basittti, evde 2 patates de böylece beklemekten kurtulacaktı:)

 


sebzeli,mantarlı tavuk için gerekli malzemeler;
1 orta boy soğan
1 yeşil biber
ne kadar olduğunu bilmediğim, 300-400 gr kadar kuşbaşı doğranmış tavuk göğsü
yine ne kadar olduğunu bilmediğim, 150 gr kadar mantar
bu malzemeleri sırasına göre kavurduktan sonra istediğiniz baharatları (karabiber,kimyon,kekik,tuz) ilave edip içine bir miktar domatesi doğrayıp 1 yemek kaşığından biraz az salçayla biraz daha karıştırıp 1 çay bardağı sıcak su ilave ederek pişmeye bırakıyoruz (5 dk bu şekilde pişmesi için yeterli).
 
gelelim "akordeon patates"e:))
ben büyük 2 adet patatesin sosu için
1 çay bardağı zeytinyağı
2 diş rendelenmiş sarımsak
1 tatlı kaşığı kekik
1 çay kaşığından az karabiber
1 çay kaşığından az kırmızıbiber
bir miktar tuz kullandım.

Önemli olan patatesleri birbirinden ayrılmayacak şekilde ince ince dilimlemek. Ben bunun için küçük bir kayık tabak kullandım, patates içine tam oturduğundan, bıçak tabağın kenarlarına kadar iniyor ve patatesin alt kısmı kesilmeden kalıyordu. Yukarıda yazdığım sosu tüm dilimlere fırça yardımıyla sürüp,kalanını üzerinden dökerek patatesleri tamamen sosa buluyoruz. Pişirmede kullanacağımız tepsi yada borcamı fırında biraz ısıtabiliriz. Ben küçük kare borcamda 200 derecelik fırında 30-40 dk kadar pişirdim. Emin olabilirsiniz çok lezzetli oluyor, hem de sunumu çok şık;)

Yaında yeşillik salatamızla biz dün akşam bunları yedik:))



Fotoğraflar eşimden, ben akıl edemedim çekmeyi ama o alışmış :))
 
Afiyet olsun;)